Keman Mutlu Son Masaj Esra Hanım
Keman Mutlu Son
Keman Mutlu Son “Öyle derler tamam, fakat ben bundan hoşlanmam. öteki kadınlar için aşağılayan, kötü davranan erkeklerin çekici olduğu doğru olabilir.” “Hoşlanmıyorsun fakat birliktesin. Sana insan şeklinde değer vererek davrananları görmüyorsun bile. Bizim şeklinde sana kıymet verenlere kötü davranıyorsun. Fuat gibiler ise hep kazanıyor.” “Sana öyle geliyor. Neyse ben bir iki gün içinde kim bilir oralara geleceğim ama büyük ihtimal Sardes.
Gümüşlük de daha çalışmalar sürecek, vakit daha var oraya gelmeme.” “yine de haber ver nereye gideceksen. Buraya gelmesen bile nereye gittiğini haber ver. Belki atlar gelirim.” “Pek düşüncelisin. Fakat senin işin gücün yok mu?” “İşimi ben kendim ayarlıyorum, hem işten önemli şeyler var. Bu saatten sonrasında iş yönetemez beni.” “Güzel söyledin. Neyse ben kapatayım. Öptüm, görüşürüz.” Telefonu kapattıktan sonra İskender’in davranışlarının ne kadar da asil bulunduğunu düşündü. Her vakit kadınlara iyi mi davranılacağını bilir ve kıymet verdiğinin sonuna kadar gerisinde olurdu. Bu tür özellikleri özlediğini fark etti. Ek olarak İskender’le bunca süre konuşuyorlardı ve kendinden sonrasında onun yaşamında bir hanımın olduğu haberi ona hiç ulaşmamıştı.
Keman Mutlu Son
Keman Mutlu Son Tek gecelik ilişkilerden hoşlanmazdı İskender. Olsa aslına bakarsan İskender söylemese bile duyardı. Zaten birçok hanımı eleştiriyor ve Mine ile kıyaslıyor, sonucunda da Mine’yi övüyordu. “Sen daha güzelsin, sen daha zekisın,” benzer biçimde onun gurunu okşayan şeyler duyuyordu. Aslına bakarsak için için bunlar hoşuna gidiyordu Mine’nin. Ona bir şekilde hâlâ sadıktı sanki ve bundan memnundu. Bir kenarda onu bekliyor benzer biçimde geliyordu ve bu başka bir güven veriyordu kendisine. Bir ayrılık ya da hayal kırıklığı anında ona dönme potansiyeli için kim bilir İskender yalnızdı.
Bir erkeğin kim bilir iki seneyi aşkın kadınsız yaşayabileceğini onda görüyordu. Bu eskiden olsa şaşırtırdı onu fakat yaşamına girdiği erkeklerden ayrıldığı vakit o erkekler genelde yalnız kalıyordu uzun bir süre. Kaan iyi kurtarmış, diye düşünüp gülümsedi kendi kendine. İş yerinden Özgür’le çıktı. Her ne kadar kahve içeriz diye çıktılarsa da ikisi de aç olduğu için civardaki bir meyhaneye oturdular. Bir yirmilik rakı, birkaç meze söylediler. “İlk sana söylemiş oldum ve ilk senle kutluyorum.”
Son yorumlar